AB Komisyonu 2025 Türkiye Raporu: Stratejik ortaklık vurgusu, reformlarda sınırlı ilerleme | Elazığda Bugün
Editör: Haber Merkezi
Yayınlanma Tarihi: 04 Kasım 2025 18:40

AB Komisyonu 2025 Türkiye Raporu: Stratejik ortaklık vurgusu, reformlarda sınırlı ilerleme

AB Komisyonu’nun 2025 Türkiye Raporu, Ankara’nın stratejik ortaklığını sürdürdüğünü ancak demokratik reformlarda ilerlemenin yavaş kaldığını vurguluyor.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2025 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı “Türkiye Raporu”nu yayımladı. Raporda Türkiye, “AB’nin aday ülkesi ve kilit ortağı” olarak tanımlanırken; demokratik standartlar, yargı bağımsızlığı ve temel haklara saygı alanlarında ilerlemenin sınırlı kaldığı belirtildi.

Genişleme Paketi Tanıtıldı

AB Komisyonu’nun Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek, Kosova, Ukrayna ve Moldova’ya ilişkin değerlendirmelerini içeren 2025 Genişleme Paketi, Komisyon’un Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos tarafından açıklandı.

Kos, raporun “jeopolitik açıdan hızla değişen bir dönemde” hazırlandığını belirterek, “Avrupalılar olarak demokratik değerlerimizi korumak ve kıtamızın kontrolünü ele almak için aday ülkelerle birlikte hareket etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye: Aday Ülke ve Bölgesel Ortak

Marta Kos, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’de hem de Karadeniz’de AB ile benzer stratejik çıkarları paylaştığını vurguladı:

“Türkiye, bölgesel bağlantısallık gündeminde AB’nin birlikte çalıştığı kilit bir ortaktır.”

Buna karşın raporda, Türkiye’de demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusunda gerileme olduğuna dikkat çekilerek, 2018 yılından bu yana katılım müzakerelerinin fiilen durma noktasına geldiği anımsatıldı.

Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye Vurgusu

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, genişleme sürecinin AB’nin iç mekanizmalarındaki tıkanıklıklardan etkilenmemesi gerektiğini vurguladı. “Gerçekten genişlemeyi istiyorsak, iç süreçlerimiz aday ülkelerin önünde engel teşkil etmemelidir.” diyen Amor, ayrıca “Türkiye’nin aday ülke olduğunu Ursula von der Leyen’e hatırlatmak gerekir.” ifadelerini kullandı.

AB-Türkiye İlişkilerinde Diyalog Dönemi

Raporda, AB-Türkiye ilişkilerinde son iki yılda ticaret, ekonomi, güvenlik, göç ve iklim alanlarında Yüksek Düzeyli Diyalogların yeniden başlatıldığı, dış politika konularında siyasi istişarelerin yoğunlaştığı kaydedildi. Ayrıca Türkiye’de AB entegrasyon sürecinden sorumlu kurumların “yeterli kapasite ve personelle etkili şekilde çalıştığı” belirtildi.

Demokrasi ve Seçim Standartları

Raporda, Türkiye’de seçimlerin “alternatif siyasi seçenekler arasında özgür bir tercih imkânı sunduğu” ancak tüm aktörler için “eşit rekabet koşullarının bulunmadığı” değerlendirmesi yer aldı.

Göç ve Sığınmacılar

AB Komisyonu, Türkiye’nin İran sınırında denetim kapasitesini artırdığı ve 2,7 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapmaya devam ettiğini bildirdi.

Raporda, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşlerinin, Aralık 2024’te Suriye rejiminin devrilmesinin ardından hız kazandığı aktarıldı.

2025’in ilk yarısında Türkiye’den AB’ye gelen göçmen sayısının 15 binden az olduğu, bunun bir önceki yılın aynı dönemine göre üçte bir oranında azaldığı kaydedildi.

Dış Politika ve Bölgesel Rol

Rapor, Türkiye’nin “aktif ve çok katmanlı” dış politika yürüttüğünü vurguluyor.

Ankara’nın, Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde İstanbul’da üç kez doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaparak “arabulucu rolünü” sürdürdüğü ve Karadeniz tahıl koridorunu yeniden başlatmak için çaba gösterdiği belirtiliyor.

Türkiye’nin Romanya ve Bulgaristan ile Karadeniz’de mayın temizleme girişimi yürüttüğü, Montrö Sözleşmesi’ni tavizsiz uyguladığı ve Ukrayna’nın egemenliğine desteğini yinelediği ifade edildi.

AB Komisyonu ayrıca Türkiye’nin Batı Balkanlar politikasının AB hedefleriyle uyumlu olduğunu, İsrail’in Filistin’e yönelik eylemleri nedeniyle ticareti askıya aldığını ve bölgesel istikrara katkı sunduğunu kaydetti.

Orta Doğu ve Filistin Politikası

Raporda, Türkiye’nin Orta Doğu barış sürecinde iki devletli çözüm çağrısına katıldığı, Gazze’deki insani yardımları artırdığı ve ABD, Mısır, Katar ile birlikte Şarm El-Şeyh Barış Zirvesi Bildirgesi’ni imzaladığı belirtildi.

Türkiye’nin Hamas’ı terör örgütü olarak tanımadığı, ancak Gazze ateşkesinin ilerletilmesinde “yapıcı rol” üstlendiği kaydedildi.

Suriye ve Kürt Meselesi

AB raporuna göre, Suriye’de rejimin devrilmesinin ardından Türkiye, nüfuzunu artırarak Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açtı ve geçiş hükümetiyle askeri iş birliği anlaşması imzaladı.

Ayrıca, Türkiye’nin iç politikada Kürt sorununa barışçıl çözüm arayışlarının, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından olumlu sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Terörle Mücadele ve Güvenlik

Raporda, Türkiye’nin PKK’ya karşı yürüttüğü operasyonlar, sınır güvenliği önlemleri ve DEAŞ’a Karşı Küresel Koalisyon içindeki etkin rolü öne çıkarıldı.

“Türkiye’nin terörle mücadele çabaları, güvenlik ortamında iyileşmeye yol açmıştır.” ifadesine yer verildi.

Uyuşturucu Kaçakçılığı ve Yolsuzlukla Mücadele

2025 yılında Türkiye’nin uyuşturucu kaçakçılığıyla kararlı mücadelesini sürdürdüğü, yüksek ele geçirme oranlarının bunun göstergesi olduğu kaydedildi.

Ayrıca Türkiye’nin kara para aklama ve terör finansmanına karşı mevzuatını güçlendirdiği, 2024 yılında FATF gri listesinden çıkarak ilerleme kaydettiği hatırlatıldı.

Ekonomik Görünüm

Raporda, Türkiye’nin “işleyen piyasa ekonomisine yakın” olduğu belirtilirken, sıkı para politikasının enflasyonu düşürmede etkili olduğu kaydedildi.

Bankacılık sektörünün istikrarını koruduğu, mali konsolidasyonun ise deprem sonrası yeniden yapılanma harcamalarının azalmasıyla sağlandığı belirtildi.

Ancak rapor, yüksek genç işsizlik ve düşük kadın istihdamı gibi yapısal zorlukların devam ettiğini vurguladı.

AB, Türkiye’ye şu tavsiyelerde bulundu:

-Enflasyonla mücadelede sıkı para politikası sürdürülmeli,

-Fiyat mekanizmalarına müdahale azaltılmalı,

-Rekabeti bozan uygulamalar önlenmeli,

-Kamu yardımlarında şeffaflık artırılmalı.

Raporda ayrıca, Türkiye’nin eğitim ve enerji dönüşümünde ilerleme kaydetmesi gerektiği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmaya devam etmesi tavsiye edildi.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz

Raporda, Türkiye’nin “tek taraflı eylemlerine son vermesi” çağrısında bulunuldu. AB, Kıbrıs çözüm sürecinin yeniden başlamasının “ilişkilerin güçlendirilmesi için kritik” olduğunu vurguladı.

Yeşil Dönüşüm ve İklim Politikaları

AB Komisyonu, Türkiye’nin 2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisi’ni kabul etmesini “önemli bir adım” olarak değerlendirdi.

Atık yönetimi ve endüstriyel emisyonlar alanında ilerleme kaydedildiği, emisyon ticareti sisteminin devreye alınmasının Türkiye’yi AB iklim politikalarına yaklaştırdığı ifade edildi.

Sonuç

AB Komisyonu, Türkiye’nin birçok alanda AB ile stratejik ortaklık ilişkisini koruduğunu, ancak demokratik reformlar ve hukukun üstünlüğü konularında ilerleme beklendiğini belirtti.

Raporda, Türkiye’nin bölgesel barış, güvenlik ve ekonomik istikrar açısından Avrupa için vazgeçilmez bir aktör olduğu vurgulandı.

Yorumlar (0)

Yorumunuzu Yazın

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

Onaylanmış Yorumlar

Bu habere henüz onaylanmış bir yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!


Hızlı Yorum Yap

Yorum yapmak için ana içerikteki formu kullanın.

Yorum Alanına Git

İlginizi Çekebilecekler


REKLAM ALANI

Reklam

Bu alan reklam içeriği için ayrılmıştır.