Bingöl’den Altın Portakal’a Uzanan Bir Başarı Hikayesi: Tümseğin Uğultusu | Elazığda Bugün
Editör: Haber Merkezi
Yayınlanma Tarihi: 04 Kasım 2025 13:47

Bingöl’den Altın Portakal’a Uzanan Bir Başarı Hikayesi: Tümseğin Uğultusu

Bingöl’de çekilen Tümseğin Uğultusu, Altın Portakal’da En İyi Film ödülünü kazandı. Yönetmen Abdurrahim Karabulut, yerelden evrensele uzanan bir başarıya imza attı.

Bingöl’de çekilen, Onat Kutlar’ın unutulmaz öyküsü İshak’tan uyarlanan kısa film Tümseğin Uğultusu, bu yıl düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde büyük bir başarıya imza attı.

Film, “Sinema Okulları Öğrenci Filmleri” kategorisinde En İyi Film Ödülü’nü kazanarak hem yönetmeni Abdurrahim Karabulut’u hem de Bingöl’ü ulusal sinema sahnesinde gururla temsil etti.


Sessizliğin İçindeki Uğultu: Film Ne Anlatıyor?

Karlarla kaplı bir coğrafyada geçen Tümseğin Uğultusu, içsel çatışmalarıyla baş başa kalan Çiftçi Musa’nın hikayesini anlatıyor.

Musa, bir gün yakın dostu Şapkalı’yı gizemli bir tümseğe götürür. Bu yer, onun ruhsal ağırlıklarını taşıyamadığı, geçmişiyle ve vicdanıyla hesaplaştığı bir mekândır.

Musa’nın iç dünyasında yankılanan sesler, bir baykuşun uğultusu eşliğinde izleyiciyi bilinçaltı bir yolculuğa çıkarır. Film, izleyicisine şu soruyu bırakır:

“Gerçekle yüzleşmek mi zordur, yoksa onu duymamak mı?”


Hikâyenin Doğuşu: Bir Edebiyat Dersinden Sinemaya

Filmin ortaya çıkış süreci, Bingöl Üniversitesi Edebiyat Bölümü’nde görev yapan Doç. Dr. Yusuf Aydoğdu’nun derslerinde başladı.

Aydoğdu, Onat Kutlar’ın İshak öyküsünü işlerken “Bu metin film olmalı” fikrini yönetmen Karabulut’a iletti. Bu öneriyle harekete geçen Karabulut, öyküyü derinlemesine okuyarak senaryoya dönüştürdü.

Projenin danışmanlığını İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Prof. Dr. Şükrü Sim üstlendi.

Senaryo sürecinde Karabulut, Franz Kafka’nın Bir Taşra Hekimi ve Sadık Hidayet’in Kör Baykuş eserlerinden ilham aldı. Bu iki metnin büyülü gerçekçi atmosferi, filmin duygusal dokusunu ve görsel anlatımını şekillendirdi.


Zorlu Şartlarda Büyük Özveri

Çekimler, Bingöl’ün karlı dağlarında ve zorlu kış koşullarında tamamlandı.

Sanat yönetmenliğini Melisa Karabulut’un üstlendiği filmde, Fırat Bozan ve Ahmet Akman gibi oyuncular yer aldı. Yönetmen Karabulut, çekim sürecine ilişkin şunları söyledi:

“Kar altında çekim yapmak hem inanç hem sabır gerektiriyordu. Tüm ekip, soğuğa rağmen aynı tutkuyla çalıştı. Bu ödül, o emeğin karşılığı.”


“Yerelden Evrensele Hikâyeler Anlatmak İstiyorum”

Altın Portakal’da kazandığı ödülün ardından Karabulut, duygularını şu sözlerle ifade etti:

“Emeklerimizin karşılığını almak paha biçilemez. Çocukluğumdan beri yaşadıklarım her filmime yansıyor. Elazığ’da büyümüş bir insan olarak, o kültürün izleri işlerimde doğal olarak var. Yerelden yola çıkıp evrensel hikâyeler anlatmak en büyük hayalim.”

Ancak Karabulut, genç sinemacıların yaşadığı maddi imkânsızlıklara da dikkat çekti. Aynı zamanda matematik öğretmeni olan yönetmen, filmi öğretmenlikten biriktirdiği parayla çektiğini ve bu süreçte ciddi ekonomik zorluklar yaşadığını dile getirdi.

“Yeni projeler için destek bulabilirsek, Anadolu’nun sesini dünyaya duyurmak istiyorum,” diyerek sözlerini tamamladı.


Anadolu’dan Yükselen Bir Sinema Dili

Tümseğin Uğultusu, yalnızca bir kısa film değil, aynı zamanda Anadolu’dan yükselen bağımsız sinemanın güçlü bir temsilcisi olarak görülüyor.

Kritikler, filmin hem görsel atmosferi hem de içsel anlatım diliyle büyülü gerçekçilik akımının başarılı bir örneğini sunduğunu belirtiyor.

Bu başarı, Bingöl ve bölge sineması için yeni bir sayfa açarken, genç yönetmenlere de “yerelden evrensele ulaşan hikâyelerle fark yaratılabileceğini” bir kez daha hatırlattı.

Yorumlar (0)

Yorumunuzu Yazın

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanacaktır.

Onaylanmış Yorumlar

Bu habere henüz onaylanmış bir yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!


Hızlı Yorum Yap

Yorum yapmak için ana içerikteki formu kullanın.

Yorum Alanına Git

İlginizi Çekebilecekler


REKLAM ALANI

Reklam

Bu alan reklam içeriği için ayrılmıştır.