Hasan Bilge’nin YouTube kanalının bu haftaki konuğu, Elazığlı emekli öğretmen ve sivil toplum gönüllüsü Sinan Akılotu oldu. Programda Akılotu, hem hayat hikâyesini hem de Filistin başta olmak üzere dünyada yaşanan zulümlere dair değerlendirmelerini paylaştı. Ayrıca Elazığ’dan katıldığı Somut (Umut) Filosu sürecini tüm detaylarıyla anlattı.
“Filistin Meselesi, Hak ile Batıl Mücadelesinin Bugünkü Adıdır"
1976 yılında Elazığ’ın Harputlu Şuşnaz Köyü’nde dünyaya gelen Sinan Akılotu, 1994 yılında Elazığ İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 1998 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği bölümünü tamamladı. Uzun yıllar öğretmenlik yapan Akılotu, emekliliğinin ardından da sivil toplum çalışmalarına devam etti. Elazığ’da birçok sivil toplum kuruluşunda görev alan Akılotu, hayatının yaklaşık 15 yılını Yalova ve İzmir’de geçirdikten sonra yeniden memleketi Elazığ’a döndü.
Programda konuşmasına ünlü düşünür Muhammed İkbal’in “Dünyanın gidişatından her Müslüman sorumludur” sözüyle başlayan Akılotu, bu sözün bugün her zamankinden daha fazla anlam taşıdığını ifade etti. İsrail’in Filistin’de yaptıklarının yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, tüm insanlığın vicdanını ilgilendiren küresel bir sorun olduğunu vurguladı.
“Hak ile Batıl Mücadelesi Hz. Âdem’den Bu Yana Sürüyor”
Sinan Akılotu, insanlık tarihinin Hz. Âdem’den bu yana hak ile batıl mücadelesi ekseninde şekillendiğini belirterek şunları söyledi:
“Dünyanın ilk kuruluşundan bu yana dönem dönem batılın hâkim olduğu zulüm ve karanlık dönemler yaşanmıştır. Yine dönem dönem hakkın, adaletin ve saadetin hâkim olduğu zamanlar olmuştur. Ancak bugün yaşadığımız ahir zaman diliminde, zulmün dünyanın çok farklı coğrafyalarında aynı anda hüküm sürdüğü kapkaranlık bir dönemden geçiyoruz.”
Akılotu, Doğu Türkistan, Arakan, Filistin, Çeçenistan, Bosna ve Irak gibi birçok mazlum coğrafyada yaşanan acılara dikkat çekti. Elazığ’da kısa süre önce düzenlenen Doğu Türkistan programını hatırlatan Akılotu, orada yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Doğu Türkistan’dan gelen kardeşimizin anlattıkları salonu adeta dondurdu. Program bittiğinde insanlar yaklaşık 45 dakika boyunca yerinden kalkamadı. Bu, zulmün ne kadar derin ve gerçek olduğunu gösteriyor.”
“Filistin Meselesi Yeni Değil, 100 Yılı Aşkın Bir Zulüm”
Programın önemli başlıklarından biri Filistin oldu. Akılotu, Filistin’de yaşananların yeni bir mesele olmadığını, sürecin 1897 yılında başlayan siyonist siyasi örgütlenmeyle sistematik hâle geldiğini belirtti. Yaklaşık 100 yılı aşkın süredir Filistin halkının planlı ve sürekli bir zulüm altında yaşadığını ifade etti.
7 Ekim 2023 tarihinin insanlık tarihi açısından bir kırılma noktası olduğuna dikkat çeken Akılotu, bu tarihin ilerleyen yıllarda daha iyi anlaşılacağını söyledi:
“Bazı tarihsel kırılmalar yaşandığı anda tam fark edilmez. Yıllar sonra bunun bir çağ kapatıp yeni bir çağ açtığı anlaşılır. 7 Ekim 2023 de böyle bir tarih olabilir. En azından dünya insanlığı, siyonizmin gerçek yüzünü çok net bir şekilde görme fırsatı buldu.”
Somut (Umut) Filosu: Elazığ’dan Gazze’ye Uzanan Vicdan Yolculuğu
Hasan Bilge’nin soruları üzerine Akılotu, Elazığ’dan katıldığı Somut (Umut) Filosu sürecini ayrıntılarıyla anlattı. Filonun, Gazze’deki mazlum halka fiilen ulaşmak ve dünya kamuoyunun dikkatini zulme çekmek amacıyla oluşturulduğunu belirtti.
48–49 farklı ülkeden toplam 497 kişinin bu yolculuğa katıldığını söyleyen Akılotu, Elazığ’dan 5 kişi olarak Tunus’a gittiklerini, Tunus’ta çok farklı ve zorlu süreçler yaşandığını aktardı. Türkiye’den yaklaşık 200 kişinin bu sürece dâhil olduğunu ancak çeşitli engellemeler nedeniyle gemiye yalnızca 54 kişinin binebildiğini ifade etti.
Uluslararası sularda İsrail tarafından alıkonulduklarını ve kaçırılarak İsrail hapishanelerinde kısa süre tutulduklarını belirten Akılotu, dünya kamuoyunun yoğun baskısı nedeniyle serbest bırakıldıklarını söyledi:
“Gazze’ye fiilen ulaşamadık ama bu girişim dünya kamuoyunda ciddi bir farkındalık oluşturdu. Zulüm bitmedi fakat hakikat daha görünür hâle geldi.”
“Ateşkes Deniyor Ama Zulüm Devam Ediyor”
Programda sözde ateşkes süreci de ele alındı. Akılotu, yaşananların gerçek bir ateşkes olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bugün ateşkes denilen bir süreç var ama her gün ihlaller yaşanıyor. Şehitler artık sayılarla ifade ediliyor. Eskiden ‘100–150 şehit’ denirdi, şimdi ‘günde 3–5–10 şehit’ deniyor. Ama zulüm sayılarla ölçülmez. Bir kişinin bile haksız yere öldürülmesi zulmün devam ettiğini gösterir.”
Gazze’de yaşayan insanların son derece ağır şartlar altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirten Akılotu, dünyanın bu duruma alışmasının en büyük tehlike olduğunu dile getirdi.
“Avrupa’da Gayrimüslimler Filistin’e Daha Çok Sahip Çıkıyor”
Dikkat çeken bir diğer başlık ise Avrupa’daki kamuoyu oldu. Akılotu, birçok gayrimüslimin Filistin konusunda Müslümanlardan daha güçlü bir vicdan ortaya koyduğunu söyledi. Avrupa’da İslam’a yönelen çok sayıda insan olduğunu belirten Akılotu, bizzat duyduğu bir duayı da paylaştı:
“Bazı insanlar ‘Müslümanlar Filistin’e sahip çıkıyorsa, biz de onlar gibi olalım’ diye dua ediyor. Bu çok çarpıcı bir durum.”
Son Mesaj: Adil Bir Dünya Düzeni
Programın sonunda Sinan Akılotu, meselenin sadece Gazze veya Filistin olmadığını vurgulayarak şu çağrıda bulundu:
“Asıl sorun, dünyada kurulu olan zulüm sistemidir. Gazze bunun sadece bir yansımasıdır. Bu sistem yıkılmadan zulüm bitmez. Bunun yerine adil bir dünya düzeninin kurulması için her fert bireysel olarak ‘Ben ne yapabilirim?’ sorusunu kendine sormalıdır.”
Bu habere henüz onaylanmış bir yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
REKLAM ALANI
Bu alan reklam içeriği için ayrılmıştır.